Mekke döneminde nazil olan Kureyş Suresi, 4 ayetten oluşmaktadır. Peygamberimizin mensup olduğu Kureyş kabilesi ile ilgili ayetler içermesinden dolayı bu adı almıştır. Kur’an-ı Kerim’de nüzul sırasına göre yirmi dokuzuncu sure kabul edilmektedir. Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisi şeriflerinde Kureyş Suresi’nden ‘’Li-iylafi Kureyş’’ şeklinde bahsedilmektedir.

Kureyş Suresinin Nüzul Sebebi

Kureyş suresi anlamı itibarıyla kendisinden önce gelen Fil Suresi’nin devamı niteliğindedir. Fil Suresi’nde Ebrehe ve ordularından bahsedilerek Mekke halkına yaşanan olaylar hatırlatılmıştır. Hemen ardından gelen Kureyş Suresi’nde ise Kureyşlilere sunulan imkanlardan bahsedilerek Allah’a yönelmeleri istenmiştir. Mekki surelerin özelliklerinden biri olan verilen nimetlerin sıralanması ve Allah’a yönelmeye davet edilmesi bu surede de görülmektedir.

Kureyş Suresi’nin konu aldığı dönemde ticaret yollarındaki sıkıntılardan dolayı çoğu kabile yılda bir kere kervan ile ticarete çıkabiliyordu. Ancak Kureyş kabilesi yaz ve kış olmak üzere yılda iki kere ticaret yapabiliyordu. Allah’ın kendilerini koruduğunu söyleyen surede ise o yıllar hatırlatılarak Allah’a yönelmeleri istenmektedir.

Kureyş Suresi ve Anlamı

Bismillahirrahmânirrahîm.
1- Li’î lâfi Kurayş’in
2- Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf
3- Felya’büdû rabbe hâzelbeyt
4- Ellezî et’amehüm min cû’in ve âmenehüm min havf

kureyş suresi

Anlamı:

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
1- Kureyş’e imkan sağlandığı için,
2- Kışın ve yazın yolculuk etme imkanı sağlandığı için,
3- Hiç olmazsa onun için bu Beyt’in (Kabe’nin) Rabbine kulluk etsinler!
4- Ki kendilerini açlıktan doyurdu ve onları korkudan emin kıldı.

Kureyş Suresi ve Tefsiri

  1. Li’î lâfi Kurayş’in

Kureyş Peygamberimizin içerisinde bulunduğu kabile olmasının yanında zenginliği ve imkanlarının bolluğu ile bilinen bir kabiledir. İlk ayette Allahu Teala ‘’güvenliğini sağladığı için’’ anlamına gelen ‘’Li’i lafi’’ kelimesini kullanmıştır. Kureyş’in ticaret yollarından birinde Ebrehe ve ordusunun tehlike oluşturduğuna işaret edilmektedir. Bu tehlikeyi ortadan kaldırmak adına Allah’ın ebabil kuşları göndermesi ve Ebrehe’nin ticaret yolları üzerinde tehlike olmaktan çıkmasına vurgu yapılmaktadır.

Kabe’nin bakım ve görevlerini üstlenen Kureyş kabilesi Ebrehe ve ordusunun yenilmesinden sonra diğer kabileler nazarında daha itibarlı bir yere sahip olmuştur. Bu da ilk ayetteki güvenliğin yanında itibar ve zenginlik kazanmalarına vurgu yapmıştır. Ayrıca i’laf kelimesi ile Kureyş’in diğer topluluklarla ısındırıldığı, kaynaştırılarak komşuluk bağları geliştirdiğine de değinilmiştir.

  • Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf

‘’İ’lafihim’’ Kureyş kabilesine imkanların sunulduğunu haber vermektedir. ‘’Rıhle’’ kervanlar ile yapılan ticaret yolculuklarına işarettir. ‘’Şitai ves sayf’’ ise yaz ve kış yapılan ticaret yolculuklarını anlatmaktadır. Kureyşliler bu dönemde kış mevsiminde Suriye’ye, yaz mevsiminde ise Yemen’e kervanları ile ticarete gidebiliyorlardı. Kureyş suresi tefsiri de bu yolculuklara işaret ederek, yaz ve kış seyahatlerinde Allah’ın kendilerine nasıl yardım ettiğini anlatmaktadır.

Ayrıca bu ayetin tefsirine göre Mekke ve çevresi tarıma elverişsiz bir alandan oluşuyordu. Allah ise Kureyş’i ve diğer Mekke kabilelerini açlıktan koruduğu gibi onlara en güzel nimetler sunmuştur. Çevreden gelecek tehlikelere karşı ticaret kervanlarının yollarını emin kılmıştır. Ayette bu imkanlara işaret etmektedir.

  • Felya’büdû rabbe hâzelbeyt

Ayetin devamında ise Allah’ın Kureyş kabilesine olan yardımlarından dolayı Allah’a teslim olmalarını söylemektedir. ‘’Rabbe hazel beyt’’ kısmında ise Kabe’ye işaret edilerek Kabe’nin Rabbi olan Allah’a kulluk etmeleri öğütlenmektedir. Ebrehe ve ordusu saldırdığında Kabe’yi kimse savunmamış ve Kabe’nin sahibi olan Allah minicik ebabil kuşları ile evini korumuştur. Ayette de buna vurgu yapılarak Kabe’nin asıl sahibinin Allah olduğunu vurgulamıştır. Mekke döneminde Kabe genellikle putların dizildiği bir ev olarak kullanıldığından dolayı putların sayılmıştır. Ancak Allah burada Kabe’nin putların değil Allah’ın evi olduğuna işaret etmiştir.

  • Ellezî et’amehüm min cû’in ve âmenehüm min havf

Son ayette Allahu Teala bütün bu imkanları hatırlattıktan sonra kendilerini açlıktan ve korkudan emin kılan Allah’a yönelmelerini istemektedir. Bu ayette Kureyş ve diğer Mekke kabilelerinin herhangi bir devlet yönetimi altında olmamalarına rağmen nasıl korunduklarına değinilmiştir. Mekke bölgesi kabilelerin kendi içlerinde yaşadıkları bir yerdir. Buraya zaman zaman farklı devletler seferler düzenlemiş olsa bile çevresi kurak olduğundan dolayı seferlerden vazgeçilmiştir. Bütün bu yönleri dikkate alındığında Mekke çevresindeki çoğu bölgenin yeşilliğe sahip alanlar olmasından dolayı tek tek ele geçirildiği halde Mekke’nin Allah tarafından korunduğu anlatılmaktadır. Son ayette korktuklarından emin kılan Allah’a yönelmelerine ve aç kalacakken kendilerini doyuran Allah’ın varlığını bilmeye davet edilmişlerdir.